Gönderen Nilgün Özcan | Kategori Dram | Tarih 13-05-2010
32 YIL SONRA
“SELVİ BOYLUM AL YAZMALIM”
14 MAYIS 2010’DA YENİDEN SİNEMALARDA!
Türk Sinema tarihinin gelmiş geçmiş en güzel aşk filmi,duygu ve dokusunu kaybetmeden, restore edilmiş haliyle yeniden izleyicilerle buluşuyor.
Türk Sineması’nın büyük ustası Atıf Yılmaz’ın Cengiz Aymatov’un aynı adlı yapıtından sinemaya uyarladığı “Selvi Boylum, Al Yazmalım” ; bir köylü kızıyla, yöredeki baraj yapımında kum taşıyan bir kamyon şoförü arasındaki hüzün ve acılarla örülmüş bir sevda öyküsüdür.
Senaryosunu Ali Özgentürk’ün yazdığı Selvi Boylum Al Yazmalım, kadın-erkek ya da sevgi-emek sorunsalına farklı açıdan yaklaşan, tavrını duygusallığın sınır dışındaki sınıfsallıkla ortaya koyan, Türk sinemasının ayrıksı filmlerinden biri olur. Devamını oku »
Start Slide Show with PicLens Lite
Gönderen Nilgün Özcan | Kategori Sinema | Tarih 11-05-2010
32 YIL SONRA
“SELVİ BOYLUM AL YAZMALIM”
14 MAYIS 2010’DA
YENİDEN SİNEMALARDA!
Türk Sinema tarihinin gelmiş geçmiş en güzel aşk filmi,
duygu ve dokusunu kaybetmeden, restore edilmiş haliyle yeniden izleyicilerle buluşuyor.
Türk Sineması’nın büyük ustası Atıf Yılmaz’ın Cengiz Aymatov’un aynı adlı yapıtından sinemaya uyarladığı “Selvi Boylum, Al Yazmalım” ; bir köylü kızıyla, yöredeki baraj yapımında kum taşıyan bir kamyon şoförü arasındaki hüzün ve acılarla örülmüş bir sevda öyküsüdür. Devamını oku »
Start Slide Show with PicLens Lite
Gönderen Nilgün Özcan | Kategori Dram | Tarih 07-11-2008
Son Cellat, 12 Eylül sonrası askeri cunta yönetimi sırasında, savcı Yusuf ile arabacı Yusuf’un, dönemin eylemci gençlerinin de tutuklu bulunduğu hapishanede gelişen dostluklarını anlatıyor. Bu, onların dostlukla başlayan ve ibretlik bir acıya dönüşen yaşamlarından bir kesitin öyküsü…
Savcı Yusuf (Atilla Saral), devrimci-eylemci oğlu Emre (Haill Kızbaş) ile sürekli bir çatışma halindedir. Baba ile oğlu arasında kalan anne Pervin (Jülide Kural) ise, ne kadar çabalasa da ikisi arasındaki gerilime engel olmaıyordur. Bir gün, anne-babanın korktuğu başlarına gelir ve oğullarını bir çatışmada kaybederler.
Bu acı, anne-babanın da yollarını ayırmalarına neden olur. Yusuf, oğluna sergilediği katı tavırlar nedeniyle suçluluk duygusuna kapılmış, ağır bir travma geçiriyordur. Geçirdiği duygusal değişimle, evde bulduğu oğluna ait “özgürlük” afişlerini sokaklara asmaya çıkar. Ancak oğlunun arkadaşları ile giriştiği bu eylem sırasında yakalanır ve bu çatışmada gerçekleşen bir asker ölümü de Yusuf’un üzerine kalır. Yusuf, artık idamla yargılanan bir mahkumdur. Devamını oku »
Start Slide Show with PicLens Lite