Sen Benim Her Şeyimsin

Sen Benim HerŞeyimsin

Babasının “Korku bir kurda benzer. Onu yenmen için tam gözünün içine bakacaksın.” mottosuyla yetiştirmeye çalıştığı Sedat (Tolga Çevik) çok küçükken öksüz kalır. Çıralı’da yenemediği korkuları ve babasından hatıra hayat tavsiyesi ile günübirlik ilişkiler ve işlerle hayatını geçirir. Ancak bir gün Pınar (Melis Birkan ) tarafından kucağına bırakılan bir bebekle kendini “baba” olarak bulur. İstanbul’a gelir ve kaderin cilvesiyle Birol (Cengiz Bozkurt) ile karşılaşarak “korkularının gözünün içine bakacağı” bir meslek edinir. Sedat’ın hayatı artık “Sen Benim HerŞeyimsin”dediği kızının etrafındadır. “Sen Benim Her Şeyimsin” yazısını okumaya devam et

Adını Sen Koy

FİLMİN HİKAYESİ
Can (Ali İl), delice sevdiği Aybige (Melis Birkan) ile bir hafta sonra evlenecektir. Ama hayatının kadınını çocukluk arkadaşı Ilgaz (Cemal Toktaş)’la tanıştırdığında, garip bir şey olur: Ilgaz’ın Aybige’ye karşı tutumu, şaşılacak kadar soğuktur. En güvendiği arkadaşının bu tavrı, Can’ın nişanlısından kuşku duymaya başlamasına, Aybige’nin de huzursuz olmasına yol açar. Ama Ilgaz’ın intihar saplantılı ağabeyi Harun (Ahmet Mümtaz Taylan) çıkagelince, olayların seyri birdenbire değişir. Beklenmedik sırların açığa çıkmasıyla nikâhtan önceki son hafta Aybige, Can ve Ilgaz için hayatlarının sınavına dönüşecektir.

YAPIM NOTLARI

Aşk hikâyelerinde hep kadınlar anlatıldı. Acı çeken, haksızlığa uğrayan, üzülen onlar oldu. Erkeklere de tabii bağlanmaktan korkan, kalp kıran, aşka inanmayan adam rolleri düştü.
Acaba gerçekten öyle mi? Erkekler gerçekten de filmlerdeki kadar duyarsız ve zalim mı?
Adını Sen Koy, işte aşkın bu az anlatılmış kısmına, yani erkeklerin dünyasına bakıyor.
Aşkın o dünyaya nasıl yansıdığından, hayatı ve dostlukları nasıl etkilediğinden bahsediyor. “Adını Sen Koy” yazısını okumaya devam et

Issız Adam

Yönetmenliğini Çağan Irmağ’ın Yaptığı Cemal Hünal, Melis Birkan, Yıldız Kültür, Şerif Bozkurt’un oynadığı Issız Adam, 07 Kasım 2008’de Cine Film dağıtımıyla Most Production tarafından vizyona çıkarılıyor.
Konusu: ALPER 30’lu yaslarda, gurme sayılacak düzeyde yemek kültürü olan kendi restoranının sahibi iyi bir aşçıdır. Lüks yaşamayı seven, işinde başarılı ama özel yaşantısını her gün farklı kadınlarla birlikte olarak düzene koyamamış, hayatını; yaptığı yemekler, günübirlik ilişkiler, paralı kadınlar üçgeninde yaşayan birisi iken… Hayatının akışı, bir gün Beyoğlu’nun arka sokaklarında, aradığı eski plak için bir kitapçıya girmesiyle değişir.

ADA 20’li yaşlarının sonlarında, güzel, çocuk kostümleri tasarlayıp diken, Alper’in modern yaşamının aksine çok mütevazı, hayatta fazla inişleri çıkışları olmayan genç bir kadındır. Bir gün eski bir kitabi bulabilmek için Beyoğlu’nda dolaşırken Alper ile ayni kitapçıya girer. Çapkın bir adam olan Alper, Ada’nın güzelliğinden etkilenir ve Ada’yı takip etmeye başlar. Ada’nın aradığı kitabi bulmuştur. Ada’nın işyerine kadar devam eden takip, Alper’in tanışma bahanesiyle aldığı kitabı Ada’ya vermesiyle son bulur. “Issız Adam” yazısını okumaya devam et