Ann Lee Efsanesi – The Testament of Ann Lee

Ann Lee Efsanesi – The Testament of Ann Lee

Film, Shakers olarak bilinen tarikatın kurucusu Ann Lee’nin gerçek hikâyesini beyazperdeye taşıyor.

Özeti: Gerçek olaylara dayanan müzikal “Ann Lee”, dini lider Ann Lee hakkında “destansı bir masal” olarak tanımlanıyor. 1736 yılında İngiltere’de doğan Ann Lee, 1774 yılında küçük bir takipçi grubuyla birlikte New York’a göç etti ve burada en önemli isimlerden biri oldu. O zamanlar Lee az sayıdaki kadın dini liderden biriydi. Shaker hareketini kurdu, Kadın Mesih ilan edildi ve Amerikan tarihinin en büyük ütopik toplumlarından birini kurdu.

Mona Fastvold’un yönettiği ve Amanda Seyfried’in başrolünde yer aldığı Ann Lee Efsanesi (The Testament of Ann Lee), Shaker hareketinin kurucusu Ann Lee’nin hayatını destansı bir müzikal anlatıyla beyazperdeye taşıyor. 18. yüzyılda İngiltere’den Amerika’ya göç eden Lee, kısa sürede büyük bir topluluğun ruhani lideri hâline gelir.

Emin Alper imzalı Kurtuluş, yıllar önce terk etmek zorunda kaldıkları köylerine geri dönen Bezariler ile bölgede güç sahibi olan Hazeran aşireti arasındaki toprak mücadelesini merkezine alıyor. Caner Cindoruk, Berkay Ateş ve Feyyaz Duman’ın rol aldığı film, giderek büyüyen iktidar çatışmasını bireysel hikâyeler üzerinden güçlü bir dramatik atmosferle anlatıyor.

“Ann Lee Efsanesi – The Testament of Ann Lee” yazısını okumaya devam et

THE BRUTALIST

The Brutalist

Savaş sonrası Avrupa’dan kaçan vizyoner mimar László Toth, savaş sırasında değişen sınırlar ve rejimler nedeniyle bırakmak zorunda kaldığı hayatını, işini ve karısı Erzsébet ile evliliğini yeniden inşa etmek için Amerika’ya gelir. Yeni ve yabancı bir ülkede tek başına kalan László, Pennsylvania’ya yerleşir. Zengin ve önde gelen sanayici Harrison Lee Van Buren, inşaat konusundaki yeteneğinin farkındadır. Ancak güç ve mirasın ağır bir bedeli vardır…

2024’te Venedik Film Festivali’nde En İyi Yönetmen dalında Gümüş Aslan ödülünü kazanan yazar-yönetmen Brady Corbet’in (Vox Lux, The Childhood of a Leader) Holokost’tan sağ kurtulduktan sonra yeni bir hayata başlamak için Amerika Birleşik Devletleri’ne göç eden ve savaşın ardından yeğeniyle birlikte Doğu Avrupa’da mahsur kalan karısı Erzsébet’in gelişini bekleyen Macar Yahudisi mimar László Tóth’un hikâyesi.

László’nun Batı’ya vardığında bulduğu şey, beklediğinden çok farklı bir Amerika’dır. Budapeşte’de başarılı bir mimar olarak sahip olduğu itibar ve şöhret, Pennsylvania’daki mavi kanlı çevresi için geçerli olmadığından, Amerikan Rüyası’nın vaatlerinin aldatıcı olduğu ortaya çıkar.

The Brutalist, Laszlo Toth ve eşi Erzsebet’in Amerika’ya göçme hikayesini konu ediniyor. 1947 yılında çift Amerika’ya göç eder ve Laszlo Toth, mimari eserini ortaya çıkarabilmek için 30 yıl boyunca çalışmalarını sürdürür. Toth ve eşi, II. Dünya Savaşı sonrası Avrupa’dan kaçan göçmenler arasındadır ve Avrupa mimarisi Amerika’ya taşır, modern Amerika’nın inşa edilmesine yardımcı olurlar. Çiftin yaşamları, tanıştıkları zengin bir müşteri sayesinde tamamen değişir.

“THE BRUTALIST” yazısını okumaya devam et