Van Gölü Canavarı

“VAN GÖLÜ CANAVARI”
30 KASIM 2012’de SİNEMALARDA

Filmin Konusu:
23 Ekim 2011’de yaşanan depremin ardından ailesini kaybetmiş olan Behçet, çocukluk arkadaşı olan Kamuran ve Nazif’i de yanına alarak İstanbul’a gitmeye karar verir. Kamuran ve Nazif de işsiz olduklarından dolayı bu teklife sıcak bakar ve yola koyulurlar.Otobüsle yola koyulan Behçet, ailesinin öldüğü inşaat yığınını görünce dayanamaz ve eşini, çocuğunu, şehrini bırakıp da gidemez. Otobüsten inerler ve Van gölü sahiline gelirler. Üç kafadar kara kara düşünürken Kamuran’ın aklına süper bir fikir gelir. “Van gölünde canavar ya gerçekten varsa?” derler ve göl sahilinde bir çay ocağı açmaya karar verirler. Şehre canavarın olduğu yalanını ise dedikoducu Halil yayar. Tüm şehir, sahile canavarı görmek için akın ederken, üç kafadarın işleri yoluna girer. Her gün gelen giden müşterilerin sayısı artar. Şehirde kahve işleten Mustafa bu habere inanmaz, fakat Mustafa’nın kızı Seda bu canavar olayını haber yapar ve böylelikle tüm basın Van gölüne akın eder. Şehir halkını sahile gitmekten kurtaramayan muhtar ise yapacak bir şeyinin olmadığını ilgili makamlara ilettikten sonra kendinden yaşça çok küçük olan karısı Canan’ı alır ve o da Canavar Cafe çay ocağına gider. Basının ilgisinden rahatsız olan yetkililer ve ahaliler, gençlerin canavar sevgisinden yola çıkarak gerçek canavarın aslında deprem canavarı olduğunun farkına vararak bu üç kafadarın yalanına göz yumarlar… “Van Gölü Canavarı” yazısını okumaya devam et

Kubilay

Kubilay

Sinopsis

1926 yılında Bursa Öğretmen Okulu’ndan mezun olan Mustafa Fehmi Kubilay, Aydın’da okuduğu ilkokulda öğretmenliğe başlar. Mustafa Fehmi Kubilay, aynı okulda tanıştığı meslektaşı Vedide Hanım’la evlenir.01 Kasım 1928 tarihinde harf devrimi gerçekleşir. Baş öğretmen Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliğinde bütün Anadolu’ya yayılan harf devriminin Mustafa Fehmi Kubilay ve Vedide Hanım da birer parçasıdır.

1929’un Haziran ayında Mustafa Fehmi Kubilay ve Vedide Hanım’ın Vedat adını verdikleri oğulları dünyaya gelir. Vedat dünyaya geldikten kısa bir süre sonra ayrılırlar. Kubilay askerliğini yapmaya Menemen’e, Vedide Hanım da yeni görev yeri Gönen’e gider. Şeyh Esat ve Laz İbrahim Hocanın yardımı ile her geçen gün güçlenen Derviş Mehmet, arkadaşlarıyla birlikte müritlerinden Sütçü Mehmet’in köyü olan Bozalan’a giderler. Burada zikir edip taraftar toplayan Derviş Mehmet, mehdiliğini de bu köyde açıklar. “Kubilay” yazısını okumaya devam et

Nekrüt

Ayranları yok içmeye Gemiyle indiler Türkiye’ye…

Uzayın derinliklerinde varlığını sürdüren “Nekrüt” gezegeni yaşayanları sadece ayran tüketerek yaşamlarını sürdürmektedir. Ne var ki, gezegenin ayran stokları hızla tükenmektedir.

Gezegenin yönetim konseyi; tükenen stokları üzerine bir toplantı yaparlar ve yeryüzünde ayran üretiminin gerçekleştiği Dünya gezegeninden Türkiye’yi tespit ederler. Ardından Türkiye’ye üç özel görevlinin gönderilmesine karar verilir.

Nekrütlüler’in Türkiye’yi seçmelerinin iki nedeni vardır. İlki Türklerin de ayran üreten ve tüketen canlılar olması, diğeri ise, Nekrüt adının tersten Türken diye okunmasıdır…

… Ve Türkiye’ye yolculuk başlar. “Nekrüt” yazısını okumaya devam et