Başka Bir Yerde – Somewhere

“SOMEWHERE/ BAŞKA BİR YERDE” 20 Mayıs 2011 de vizyonda

Yaşayan en yetenekli kadın yönetmenlerden biri olarak nitelendirilen ve “Lost In Translation – Bir Konuşabilse” filmi ile En İyi Senaryo Oscar ödülünü kazanan, “The Virgin Suicides” ve ‘Marie Antoinette’ gibi başarılı filmlere imza atan Sofia Coppola dördüncü filmi “Somewhere” ile beyazperdede yeniden heyecan uyandırıyor.  Venedik Film Festivali’nde büyük ödül Altin Aslan’ı kazandığı bu filminde Sofia Coppola çocukluk anılarından esinlenmiş. Başrollerde ‘Blade’ filminin kötü vampiri Stephen Dorff  ve Dakota Fanning’in kardeşi olarak tanınan ama başarı basamaklarını hızla tırmanan genç aktris Elle Fanning yer alıyor.

Konu:

Film,çılgın ama mutsuz bir hayat yaşayan bir Hollywood yıldızının günün birinde 11 yaşındaki kızı tarafından ziyaret edilmesiyle gelişen olayları anlatıyor.Baba-kız rolünde Stephen Dorff ve Elle Fanning’i izleyeceğiz. Filmde Dorff’un canlandırdığı, kızlar, alkol, arabalar ve hayranlariyla gününü gün eden Hollywood yıldızı Johnnie Marco’nun yasamı, on bir yaşındaki kızı Cleo’nun beklenmedik ziyaretiyle alt üst oluyor ve Johnnie ayaklarını yere basmak zorunda kalıyor. “Başka Bir Yerde – Somewhere” yazısını okumaya devam et

Misafir

ZERYEN FİLM SUNAR
MİSAFİR,20 MAYIS 2011’DE SİNEMALARDA

KONU
Gitmek ve kalmak arasında bir aşk hikayesi…
Oktay, uzun yıllardır yaşadığı Paris’ten memleketi Kütahya’ya geldiği ilk gece, bunca yıldır onu evinden uzakta tutan nedenlerle bir kez daha yüzleşir. Şehri yeniden terk etmek üzereyken tesadüf eseri kapısından içeri girdiği bir uzak akraba evinde Ayşe ile karşılaşır.
Ayşe, dört duvar arasından ibaret olan küçük dünyasına sığamayan, evliliğinde mutsuz, taşralı bir kadındır. Hayatını katlanılabilir kılan iki şey vardır: Oğlu Ahmet ve komşusu Makbule ile yaşadığı gizli ilişki… Ta ki, yıllar sonra Oktay’ı yeniden karşısında görene kadar…
Oktay ve Ayşe, gizli saklı yaşanan bu ilişkiyle, yıllar sonra yeniden mutluluğu bulurlar.
Mutluluğu sürdürmenin tek yolu ise, Ayşe’nin Oktay ile birlikte Paris’e gitmesidir.
Ayşe, ilk kez mutlu olmanın vaadiyle, hayat diye bildiği her şey arasında, bir tercih yapmak zorunda kalır. Ayşe’nin kararı, kendini hiçbir yerde evinde hissetmeyen Oktay’ın,kendi hayatındaki “misafir”liğinin sona erip ermeyeceğini de belirleyecektir. “Misafir” yazısını okumaya devam et

Türkan

TÜRKAN,19 Mayıs 2011 Perşembe Günü Vizyona Giriyor

Cüzzamla savaş ve eğitim konusunda imza attığı reformlarla sadece ülkemizde değil dünyada tanınan ve gönüllerde yer eden Türkan Saylan’ın yaşamı Beyazperde’ye aktarıldı…
19 Mayıs 2011 de vizyona girecek filmin yapımcılığını Koliba Film, yönetmenliğini Cemal Şan üstleniyor.
Senaryosunu Oya Yüce ve Ayça Mutlugil’in kaleme aldığı filmde Türkan Saylan’ı Rüçhan Çalışkur, oğulları Çağlayan ve Çınar’ı ise Tardu Flordun ile Ragıp Savaş canlandırıyor…
Türk Sineması’nda ilk kez birçok usta oyuncu bu önemli filmde bir araya geldi: Altan Erkekli, Begüm Birgören, Beyza Şekerci,  Ahmet Saraçoğlu, Bekir Çiçekdemir, Binnur Kaya, Burak Altay, Burçin Oraloğlu, Deniz Ali Akbaş, Evren Bingöl, Fatih Sönmez, Haldun Boysan,  İsmail Hacıoğlu, Özge Özder, Selin Demiratar, Serdar Orçin, Şebnem Sönmez, Şemsi İnkaya, Şevket Çoruh, Tanju Tuncel, Tolga Evren, Uğur Demirpehlivan, Yurdaer Okur, Evren Bingöl…

Türkan’ı izlerken zamanda bir yolculuğa çıkacağız… Ama uzun yıllar öncesine değil… Birkaç yıl öncesine … Ölüme beş kala neler düşünür bir insan? Ne tür korkular, ne tür hesaplaşmalar yaşar?  Türkan Saylan’ı son günlerinde zor da olsa ayakta tutan en büyük motivasyon,  Çağdaş Yaşamın 20. yıl kutlamasının gerçekleşeceği 2 Mayıs akşamında Lütfi Kırdar Kongre Sarayında olabilmektir… “Türkan” yazısını okumaya devam et

Beastly

BEASTLY, 19 MAYIS 2011 PERŞEMBE VİZYONDA

Güzel ve çirkin masalının günümüze uyarlanmış versiyonuyla, Beastly 19 Mayıs 2011 Perşembe günü vizyona girecek.

İnsanın içindeki gerçek güzelliği keşfetmek ve geçmişteki yanlışlarını görebilmeyi öğrenmek üzerine olan bu romantik gençlik filminin yönetmenliği ve senaryosu Phoebe In Wonderland filminin yönetmeni Daniel Barnz’a ait.  Başrollerini ise, Hollywood’un sevilen ikiz kardeşlerinden Mary Kate Olsen, High School Musical serisinin tanınan yüzü Vanessa Hudgens ve en son Ben Dört Numara filmindeki başrolüyle çıkış yapan Alex Pettyfer paylaşıyor.

Okulun şımarık, popüler prensi konumunda olan 17 yaşındaki Kyle’ın son hedefi, hakkında büyücü dedikoduları dönen, sıra dışı ve tuhaf sınıf arkadaşı olan Kendra’yı küçük düşürmektir. Kendra, Kyle’ın bu acımasız tutumundan hiç etkilenmese de, ona bir ders vermeye karar verir ve onu, iç dünyası kadar çirkin ve itici bir varlığa dönüştürür. Eğer Kyle, bir yıl içerisinde gerçekten onu sevebilecek birini bulamazsa lanet, ömür boyu sürecektir… “Beastly” yazısını okumaya devam et

Hayali Aşklar – Les Amours Imaginaires – Heartbeats

HAYALİ AŞKLAR (Les Amours Imaginaires / Heartbeats)

Sen çok canlar yakarsın!”

“Dünyadaki tek gerçek, aşkın mantıksızlığıdır” – Alfred De Musset

Aşk mı? Dostluk mu?
Henüz 19 yaşında yazdığı, yönettiği ve başrolünde oynadığı ANNEMİ ÖLDÜRDÜM’le galasının gerçekleştirildiği Cannes Film Festivali dahil dünya çapında 30’u aşkın ödül kazanan Kanada sinemasının harika çocuğu Xavier Dolan şimdi de aşk üzerine kışkırtıcı, duygusal ve bir o kadar da eğlenceli gözlemleriyle geri dönüyor.
Dolan’ın yine yazıp yönettiği ve başrolünde oynadığı HAYALİ AŞKLAR herşeyden önce aşık olmak, hatta belki de aşktan önce delice arzulamak üzerine bir çalışma…

Filmin Konusu

Yakın arkadaş olan Francis (Xavier Dolan) ve Marie (Monia Chokri) bir yemekte taşradan şehre yeni taşınmış olan yakışıklı ve gizemli Nicolas’la (ANNEMİ ÖLDÜRDÜM’den de hatırlayacağımız Niels Schneider) tanışırlar. Buluşmalar birbirini takip eder ve Nicolas’ın her seferinde yolladığı farklı işaretler Francis ve Marie’nin kafasını karıştırmaktan ziyade; saplantılı hayallerini daha da güçlendirir. İki yakın dost, bu arzu nesnesinin peşinde dibe doğru sürüklendikçe aralarındaki bağları da acı verici bir şekilde koparmaya başlar.
HAYALİ AŞKLAR tıpkı herhangi bir klasik aşk öyküsü gibi tanışmayla başlayıp gözyaşlarıyla sona eren sürece genç ve dinamik bir gözle bakıyor. Bu sırada tutku, beklenti, keder, küçük düşme ve en sonunda yalnızlık gibi bir dizi bilindik entrikayı da bu sıradışı üçlüye uyarlıyor. “Hayali Aşklar – Les Amours Imaginaires – Heartbeats” yazısını okumaya devam et