Kıble: Bitlısli Belkıs
Karanlık bir olayın ardından hem annesiz hem babasız kalan Selma, Aysel ve Nurten adındaki üç genç kız kardeş, umutlarını son çare olarak Bitlisli Belkıs’a bağlar. Köy halkının hem hayranlıkla hem de korkuyla söz ettiği Belkıs, cinlerle kurduğu gizemli bağ sayesinde özellikle hamile kadınlara şifa dağıtan esrarengiz bir kadındır. Halaları tarafından reddedilen kardeşler, Belkıs’ın yanına sığınarak bir nebze olsun güvende olduklarını düşünür. Ancak farkında olmadan beraberlerinde taşıdıkları karanlık, sadece kendi hayatlarını değil, Bitlisli Belkıs’ın kaderini de derinden etkileyecek bir sınavın kapılarını aralar.
Bu tür bir hikâyede, olayların en baştan itibaren kurulup zincirleme şekilde ilerlemesini görmek isterdim. Her şeyin finalde çözülmesi elbette etkili bir teknik; ancak bu iş sadece güçlü bir finalle bitmiyor. Filmin başı, ortası ve sonu arasında kurulan bağın da ince ince işlenmesi gerekiyor. Finale gelmeden önce, hayal sahneleriyle izleyicinin merakı diri tutulabilirdi. Özellikle finalde “kötü” olduğunu anladığımız karakter, film boyunca birkaç kez ipucu şeklinde gösterilseydi, izleyici de sürece daha aktif şekilde dahil olabilirdi. Bu anlamda finalin yeterince tatmin edici olduğunu düşünmüyorum.
Kısacası, senaryo derinliği benim için yeterli değildi. Gelelim oyunculuklara… Kadın karakterlerin ağırlıkta olduğu bir kadro vardı. Açık konuşmak gerekirse bazı oyuncuların performansını yeterli bulmadım. İsim vermek doğru olmaz ama yer yer zayıf kalan performanslar vardı. Bunun dışında kalan oyunculuklar genel olarak iyiydi. Özellikle Belkıs karakterini canlandıran oyuncu oldukça başarılıydı. Bu noktada cast seçimi ve oyuncu yönlendirmesi konusunda daha titiz olunması gerektiğini düşünüyorum.
Mert Uzunmehmet’in yönetmenliğini üstlendiği Kıble: Bitlisli Belkıs filmi bugün vizyona girdi.
Film, üç genç kız kardeşin yaşadığı kötü bir olayın ardından başlarından geçenleri konu alıyor. Öncelikle senaryoya değinmek istiyorum. Senaryo, geniş kapsamlı bir hikâyenin dar bir pencereden işlenmiş hâli gibiydi. Serinin adı “Kıble” ve ilk film “Bitlisli Belkıs”… Buraya kadar her şey tamam. Ancak genel olarak baktığımızda, izlediğimiz şey daha çok kız kardeşlerin başına gelen olaylar ve bu olaylara Belkıs Ana’nın müdahalesi oldu.
Belkıs karakteri geçmişte yaşamış, tarihsel olarak da incelenebilecek bir figür. Ancak bu noktaya pek girilmemiş. Muhtemelen karakter hakkında yeterli resmi bilgiye ulaşılamadığı için bu detaylar bilinçli olarak es geçilmiş. Fakat filmin adı Bitlisli Belkıs olunca, izleyici doğal olarak “Belkıs kim?” sorusuna daha net cevaplar bekleyerek filme giriyor. Buna rağmen, Belkıs’tan çok üç kız kardeşin hikâyesini izledik.
Bu tür bir hikâyede, olayların en baştan itibaren kurulup zincirleme şekilde ilerlemesini görmek isterdim. Her şeyin finalde çözülmesi elbette etkili bir teknik; ancak bu iş sadece güçlü bir finalle bitmiyor. Filmin başı, ortası ve sonu arasında kurulan bağın da ince ince işlenmesi gerekiyor. Finale gelmeden önce, hayal sahneleriyle izleyicinin merakı diri tutulabilirdi. Özellikle finalde “kötü” olduğunu anladığımız karakter, film boyunca birkaç kez ipucu şeklinde gösterilseydi, izleyici de sürece daha aktif şekilde dahil olabilirdi. Bu anlamda finalin yeterince tatmin edici olduğunu düşünmüyorum.
Bitlis ve çevresinde yıllardır anlatılan Bitlisli Belkıs efsanesi, halk arasında hâlâ gizemini koruyan olaylar zinciriyle yeniden gündemde. “Bitlisli Belkıs kimdir, nerede yaşadı, hangi büyüleri yaptı, hikâyesi gerçek mi?” soruları özellikle sosyal medyada ve arama motorlarında yoğun şekilde araştırılıyor. Köylerde doğan hastalıklı bebekler, düzenlendiği iddia edilen ayin ve kaybolduğu öne sürülen bir bebek… Tüm bu iddialar, Büyücü Belkıs olarak anılan figürün etrafında şekilleniyor.
Yönetmen Mert Uzunmehmet
Senarist Mert Uzunmehmet, Özenç Özkan
Oyuncular: Elif Sayraç, Ecem Doğru, İlayda Çiloğlu
Tür: Korku
3 Nisan 2026
Vizyon Tarihi: 3 Nisan 2062
Daıtım: TME
