Balkondaki Kadınlar – The Balconettes

Balkondaki Kadınlar – The Balconettes

Özet: Prömiyerini yaptığı Cannes’da büyük ilgi gören Balkondaki Kadınlar, tabuları yıkarken bolca beden de parçalayan karanlık, cesur ve feminist bir punk masalı, kanlı bir intikam hikâyesi. Marsilya’dayız, acımasız sıcak hava dalgası şehri kasıp kavuruyor. Sıcaktan bunalan cıvıl cıvıl üç ev arkadaşı, balkonlarından komşularını gözetleyip her şeye karışıyor. Neşeli saatler bol içkili, bol fantezili bir gecenin ilerleyen saatlerinde bol kanlı bir olaylar silsilesiyle sonlanıyor.

Sıcak hava dalgasının vurduğu Marsilya mahallesinde üç oda arkadaşı, komşularının hayatlarına müdahale etmekten büyük keyif alır. Sıcaklık onları evlerinde ve balkonda kalmaya zorluyor ama orada gözlemlenecek pek çok ilginç şey var. Neşeli bir gecenin ilerleyen saatlerinde bol kanlı bir olaylar silsilesine dönüşür.

Hem yönetmenliğini üstlendiği hem de başrollerinden birini oynadığı ikinci filminde Noémie Merlant, cinsiyetçilik ve cinsel şiddet gibi son derece hassas bir konuyu işlerken komediyi cesurca korku ve fanteziyle birleştiriyor. Prömiyerini yaptığı Cannes’da büyük ilgi gören Balkondaki Kadınlar, tabuları yıkarken bolca beden de parçalayan karanlık, cesur ve feminist bir punk masalı, kanlı bir intikam hikâyesi.

“Balkondaki Kadınlar – The Balconettes” yazısını okumaya devam et

Alev Almış Bir Genç Kızın Portresi – Portrait of a Lady on Fire

Alev Almış Bir Genç Kızın Portresi – Portrait of a Lady on Fire

Cannes’da çok beğenilen ve çokça konuşulan, eleştirmenlerce “Birinci sınıf bir başyapıt… Bu yıl prömiyerini yapan en kusursuz eser.” sözleriyle övülen film 18. yüzyılda, bir ressamın modeliyle aşkını anlatıyor. Ressam Marianne’a, manastırdan henüz çıkan ve evlenmek üzere olan genç Héloïse’in portresi sipariş edilir. Ancak Marianne, bu portreyi Héloïse’dan habersiz çizmelidir. Bu kısıtlamanın önüne geçmek için Marianne, gönülsüz gelin adayı Héloïse’ı önce gözlemler sonra da onunla yakınlaşır. Yüzyıllar boyu gözardı edilen ve yapıtları unutulan kadın ressamlardan esinlenen yönetmen Céline Sciamma’yı yönettiği Tomboy ve senaryosunu yazdığı Kabakçığın Hayatı ile tanıyoruz.

Cannes’da çok beğenilen ve çokça konuşulan, eleştirmenlerce “A sınıfı bir başyapıt… Bu yıl prömiyerini yapan en kusursuz yapıt.” sözleriyle övülen film 18. yüzyılda, bir ressamın modeliyle aşkını anlatıyor. Ressam Marianne’a, manastırdan henüz çıkan ve evlenmek üzere olan genç Héloïse’in portresi sipariş edilir. Ancak Marianne, bu portreyi Héloïse’dan habersiz çizmelidir. Bu kısıtlamanın önüne geçmek için Marianne, gönülsüz gelin adayı Héloïse’ı önce gözlemler sonra da onunla yakınlaşır. Yüzyıllar boyu gözardı edilen ve yapıtları unutulan kadın ressamlardan esinlenen yönetmen Céline Sciamma’yı yönettiği Tomboy ve senaryosunu yazdığı Kabakçığın Hayatı ile tanıyoruz.

“Alev Almış Bir Genç Kızın Portresi – Portrait of a Lady on Fire” yazısını okumaya devam et

Masum – The Innocent

Masum – The Innocent

Abel, 60 yaşındaki annesinin hapishanede mahkûm bir adamla evlenmeye karar verdiğini öğrendiğinde kızar, endişelenir ve annesini korumak amacıyla elinden geleni yapmaya karar verir. Fakat yeni üvey babası Michel ile tanıştığında hayata ve gerçeklere bakışını değiştirmesi gerektiğini anlar. Ünlü Fransız oyuncu Louis Garrel’in yönettiği, hem aksiyon hem komedi öğeleri taşıyan bu sıcak aile dramı, 2022 Cannes Film Festivali’nde yarışma dışı gösterildi. Louis Garrel, bu filmi, 20 yıl kadar hapishanelerde tiyatro atölyeleri yapan annesinden esinlenerek tasarladı: “Bu hikâyenin çıkış noktası, annemin gerçek hikâyesi. Annem hapishanede evlendi, ben de üvey babamla gayet iyi anlaştım ve böylece hiç bilmediğim bir dünyanın kapıları bana açılmış oldu.”

“Masum – The Innocent” yazısını okumaya devam et

Alev Almış Bir Genç Kızın Portresi – Portrait of a Lady on Fire

SİNOPSİS: Cannes’da çok beğenilen ve çokça konuşulan, eleştirmenlerce “A sınıfı bir başyapıt… Bu yıl prömiyerini yapan en kusursuz yapıt.” sözleriyle övülen film 18. yüzyılda, bir ressamın modeliyle aşkını anlatıyor. Ressam Marianne’a, manastırdan henüz çıkan ve evlenmek üzere olan genç Héloïse’in portresi sipariş edilir. Ancak Marianne, bu portreyi Héloïse’dan habersiz çizmelidir. Bu kısıtlamanın önüne geçmek için Marianne, gönülsüz gelin adayı Héloïse’ı önce gözlemler sonra da onunla yakınlaşır. Yüzyıllar boyu gözardı edilen ve yapıtları unutulan kadın ressamlardan esinlenen yönetmen Céline Sciamma’yı yönettiği Tomboy ve senaryosunu yazdığı Kabakçığın Hayatı ile tanıyoruz.

“Alev Almış Bir Genç Kızın Portresi – Portrait of a Lady on Fire” yazısını okumaya devam et