Louisa May Alcott’ın Little Women (Küçük Kadınlar) romanı bambaşka ülkelerde ve çok ayrı dönemlerde milyonlarca farklı şekilde hayat bulmuştur. Hırslı kızlar için dünyanın ne şekillerde zor bir yer olduğunu çekinmeden işleyen bu roman bir teselli de sunar: O hırs –dünyanın zincirlerini kıran canlı bir iç yaşam– kendi ödülünü de içinde barındırmaktadır. Bu, ilk olarak çocukken karşımıza çıkan bir kitaptır. Çocukken dünyanın olanakları sınırsızdır ve bu dünyada bizi dizginleyecek hiçbir şey yoktur; genç yetişkinler olarak geri döndüğümüzde ise yetişkinliğin ve toplumun kısıtlamaları kimliğimizi şekillendirmeye başlamıştır; ve daha yaşlı okurlar olarak bir kez daha geri döndüğümüzde, genç ve cüretkar olmanın ne demek olduğuna dair acı-tatlı nostaljimiz yeni bir kuşağın o meydan okumayı bizzat deneyimlediklerini görmenin heyecanlı sevinciyle karışır.
“Louisa May Alcott’ın “Küçük Kadınlar” Romanı Beyaz Perdede” yazısını okumaya devam etTimothée Chalamet
New York’ta Yağmurlu Bir Gün – A Rainy Day In New York

Özet: Üniversiteli âşıklar Gatsby (Timothée Chalamet) ve Ashleigh (Elle Fanning) New York’ta baş başa geçirecekleri romantik ve güneşli bir hafta sonu planlar. Ancak şehre ayak basmalarıyla birlikte güzel hava yerini sağanak yağışa bırakırken, kahramanlarımızın yolları bu devasa ve karmaşık şehirde ayrılır. Birbirinden tuhaf karşılaşmalar ve maceralar yaşayan Gatsby ve Ashleigh, bir yandan da yeniden yan yana gelebilmenin yollarını aramaktadır…
New York’ta Yağmurlu Bir Gün, Woody Allen’dan, en sevdiği şehre güzelleme mahiyetinde uçarı bir romantik komedi.
“New York’ta Yağmurlu Bir Gün – A Rainy Day In New York” yazısını okumaya devam etGüzel Oğlum – Beautiful Boy

GÜZEL OĞLUM
(BEAUTIFUL BOY)
15 Mart’ta Sinemalarda!
Özet: Yönetmen Felix Van Groeningen’in, David ve Nic Sheff isimli baba oğulun gerçek hayat öyküsünden uyarladığı ve başrollerini ünlü oyuncular Steve Carell ve Timothée Chalamet’in paylaştığı Güzel Oğlum (Beautiful Boy), oğullarının uyuşturucu bağımlılığıyla yıllarca mücadele eden bir ailenin yürek burkan ama yine de umut dolu hikâyesini anlatıyor.
Yönetmen: Felix van Groeningen
Oyuncular: Steve Carell, Timothée Chalamet,Maura Tierney
Senaryo: Luke Davies, Felix van Groeningen
Yapımcı: Sarah Esberg
Görüntü Yönetmeni: Ruben Impens
Beni Adınla Çağır – Call Me By Your Name
BENİ ADINLA ÇAĞIR / Call Me By Your Name
Özet: 1983 yazında, İtalya’nın kuzeyinde 17 yaşındaki Amerikalı Elio Perlman (Timothée Chalamet) günlerini, ailesinin 17 yüzyıldan kalma villasında geçirmektedir. Miskince notaların kopyasını çıkarıp, arkadaşı Marzia (Esther Garrel) ile flörtleşmektedir. Bir gün, doktora tezi üzerinde çalışan 24 yaşındaki Oliver (Armie Hammer) Greko-Roman kültür alanında çalışan Elio’nun babasına (Mark Stuhlbarg) yardım etmek için yanlarına gelir. Elio ve Oliver kısa bir süre içinde bu yazın, hayatlarını sonsuza dek değiştireceğini fark ederler. BENİ ADINLA ÇAĞIR’ı Luca Guadagnino yönetti ve senaryosunu James Ivory, André Aciman’ın romanından esinlenerek yazdı. “Beni Adınla Çağır – Call Me By Your Name” yazısını okumaya devam et