Labirent: Son İsyan – Maze Runner: The Death Cure

LABİRENT: SON İSYAN

Labirent’te Gladerlar kendilerini ölümcül canavarlarla dolu dev bir labirentin ortasında buldular. Kendilerini Glade’de bulmadan önce kim oldukları hakkında hiçbir şey hatırlamıyorlardı, her şey gizem doluydu ve labirentin devasa duvarlarından kaçmak tek amaçları olmuştu. LABİRENT: SON İSYAN’da amaçlarını gerçekleştirmişlerdir fakat dış dünyanın da içerisi kadar korkutucu olduğunu keşfediyorlar.

Ve şimdi, LABİRENT: SON İSYAN’da, Gladerlar kendi gerçeklerinin kabusuna kapılırlar. Teresa’nın arkadaşlarına ihanet ettiği ALEV DENEYLERİ olaylarından bu yana zaman geçti ve Minho (Ki-Hong Lee) belirsiz örgüt WCKD tarafından ele geçirildi. Film ilerlediğinde Gladerlar, arkadaşlarını kurtarmak için özenle hazırlanmış bir planla artık kaçmak yerine sonunda savaşmaya hazırlanıyor.

“Bu WCKD dünyası” diyor Ball. “Son şehir ayakta kaldı. WCKD, etrafında aynı labirent duvarlarını inşa etti, sadece Flare virüsünden kurtulmaya çalışan bu temel grubu korumak için şehri çevreledi. Güvenlik ve çare arıyorlar ne olursa olsun. ”

Yani SON İSYAN’da halkanın içindeyiz. LABİRENT’de Gladerlar hapishanelerinden kaçmaya çalışıyorlardı, şimdi WCKD’nin fikirlerine girmeye çalışıyorlar. “Esasen bu kez bir soyguncu filmi.” “Labirent: Son İsyan – Maze Runner: The Death Cure” yazısını okumaya devam et

Yolcu – The Commuter

YOLCU
THE COMMUTER
IMAX SEÇENEĞİYLE
12 OCAK’TA SİNEMALARDA 

HİKAYE HAKKINDA: Unknown,  Non-­-Stop  ve  Run  All  Night’ın  dünya  çapındaki  başarısının  ardından, Liam Neeson ve yönetmen Jaume Collet-­-Serra, THE COMMUTER ile dördüncü  kez  yeniden  bir  araya  gelip,  bir    tren  felaketini  önlemek  için  muhteşem bir aksiyonu bizlerle buluşturdular. Başrollerinde aksiyonun vazgeçilmez  ismi  Liam  Neeson  ve  The  Conjuring  ve  Orphan  filmleriyle  tanıdığımız Vera Farmiga rol alıyor.
Eşi  ve  oğluyla  New  York’ta  yaşayan  ve  bir  sigorta  şirketinde  müdür  olan  Michael MacCauley’nin her gün işten eve evden işe rutin bir hayatı vardır. Oğlu  koleje  gitmek  üzeredir.  Tam  bu  sırada  Michael  işten  çıkarılır  ve  hayatları tepetaklak olur. Her gün işe giderken kullandığı trende gizemli bir kadın tarafından son durağa gelmeden o trene ait olmayan birinin kimliğini ortaya çıkarmak zorunda bırakılır. Bir komplonun içine düştüğünü fark eden Michael, kendisini ve diğer yolcuların hayatını kurtarmak için zamana karşı bir mücadele etmek zorundadır. “Yolcu – The Commuter” yazısını okumaya devam et

Zirve – La Cordillera – The Summit

THE SUMMIT – 12 OCAK 2018
ZİRVE

El Clan (Çete) ve Wild Tales (Asabiyim Ben) filmlerinin yapımcılarından.

Cannes, San Sebastian ve Locarno Film Festivalleri gibi en saygın festivallerden sayısız ödül kazanan genç yönetmen Santiago Mitre’nin prömiyerini 2017 Cannes Film Festivali’nde yapan son filmi ZİRVE, Ricardo Darin’in muhteşem performansı ve düşmeyen temposu ile kusursuz bir gerilim.

KONU: Arjantin’in başkanı Hernan Blanco, tıpkı diğer devlet adamları gibi La Cordillera’da düzenlenen üst düzey Latin Amerika siyasi zirvesine katılır. Bu, Latin Amerika’nın geleceği kadar tüm dünya ülkeleri için de kritik bir zirvedir. Hem kendi heyeti ve ülkesinin, hem de zirveye katılan komşu ülke başkanlarının ve arka plandan zirveye yön vermeye çalışan büyük güçlerin Hernan’dan beklentileri vardır. Gazetecilerle dolu otelde onu zor duruma sokan sadece dönen politik oyunlar olmayacaktır. Damadı, Hernan’a şantaj yapmaktadır. Zirvede, kızı Marina da ona eşlik etmektedir. Geçmişi kurcaladıkça kızıyla arasındaki huzursuzluk da artacaktır. Ülkesi için oldukça önemli kararlar alması gereken bu kritik dönemde bir de karanlık aile sırlarıyla uğraşmak zorunda kalan Hernan için bu iki durumla birden baş etmek hiç kolay olmayacaktır. “Zirve – La Cordillera – The Summit” yazısını okumaya devam et

The Post

THE POST

SİNOPSİS: The Washington Post’un ilk kadın yayımcısı Katharine Graham (Streep) ve azimli genel yayın yönetmeni Ben Bradlee’nin (Hanks), otuz yıla yayılan ve dört ABD başkanının yer aldığı, hükümet sırlarının örtbas edilmesiyle ilgili haberler yapan The New York Times’la arayı kapatmak için alışılmadık bir ortaklık kurmasını konu alan, Meryl Streep ve Tom Hanks’in oynadığı gerilim-dram filmi The Post’un yönetmenliğini Steven Spielberg yapıyor. İkilinin, uzun zamandır saklanan gerçekleri gün yüzüne çıkarmak için kariyerlerini ve özgürlüklerini riske atarken farklılıklarının da üstesinden gelmesi gerekiyor.

The Post, Meryl Streep, Tom Hanks ve Steven Spielberg’ün birlikte çalıştığı ilk proje. Yönetmenliğin yanı sıra Spielberg, Amy Pascal ve Kristie Macosko Krieger’la birlikte filmin yapımcılığını da üstlendi. Senaryo, Liz Hannah ve Josh Singer tarafından yazıldı ve filmin, Alison Brie, Carrie Coon, David Cross, Bruce Greenwood, Tracy Letts, Bob Odenkirk, Sarah Paulson, Jesse Plemons, Matthew Rhys, Michael Stuhlbarg, Bradley Whitford ve Zach Woods gibi yıldızlarla dolu bir kadrosu var.

“Bazı insanlar rekabeti ve tartışmayı sever, keşke ben de sevsem ama sevmiyorum. Ama bir yola girdiğiniz zaman ilerlemeniz gerek. Pes edemezsiniz.”
Katharine Graham – The Washington Post yayımcısı “The Post” yazısını okumaya devam et

Ölüm Odası – The Vault

THE VAULT – ÖLÜM ODASI

İki kız kardeş olan Leah ve Vee, ünlü bir gangsterin malına zarar veren abileri Michael’ı kurtarmak için banka soymak zorunda kalırlar. Fakat, soygun esnasında bankada bulunan para abilerini kurtarmaya yetmeyecektir. Ve bankanın müdür yardımcısı Ed Maas, paranın bir kısmını kendisinin alması karşılığında iki kız kardeşi alt kattaki kasaya götürmeyi teklif eder. Ancak, kasanın içindeki hiç umdukları gibi çıkmayacaktır. “Ölüm Odası – The Vault” yazısını okumaya devam et