Operasyon: Argo – Argo

OPERASYON: ARGO
“ARGO”

Gerçek olaylara dayanan dram-gerilim türündeki “Operasyon: Argo” altı Amerikalıyı kurtarmak için yapılan ve İran rehine krizinin perde arkasında gerçekleştirilen gizli bir ölüm-kalım operasyonunu konu alıyor. Film CIA ile Hollywood’un operasyonda oynadığı, pek az bilinen role odaklanıyor. Söz konusu bilginin gizliliği olaydan ancak uzun yıllar sonra kaldırıldı.
Oscar® ödüllü Ben Affleck’in (“The Town”, “Good Will Hunting”) yönetmen ve oyuncu olarak yer aldığı filmin yapımcılığını ise Oscar® adayı Grant Heslov (“Good Night, and Good Luck”), Affleck, ve Oscar® ödüllü George Clooney (“Syriana”) gerçekleştirdi.
4 Kasım 1979’da, İran devrimi patlak vermek üzereyken, militanlar Tahran’daki ABD Büyükelçiliği’ne hücum eder ve 52 Amerikalıyı rehin alır. Fakat, o kaos ortamında, altı Amerikalı kaçıp Kanada Büyükelçisi Ken Taylor’ın evine sığınmayı başarırlar. Bu altı kişinin bulunup, muhtemelen katledilmesinin bir an meselesi olduğunu bilen Kanada ve Amerikan hükümetleri CIA’in olaya müdahale etmesini isterler. CIA, altı Amerikalıyı güvenli bir şekilde ülkeden çıkaracak bir plan yapması için, bünyesindeki en iyi “dışarı çıkartma” uzmanı Tony Mendez’i görevlendirir. Bu o kadar inanılmaz bir plandır ki ancak filmlerde görülebilir. “Operasyon: Argo – Argo” yazısını okumaya devam et

Elveda İlk Aşk – Goodbye First Love

KURMACA FİLM
GOODBYE FIRST LOVE / ELVEDA İLK AŞK
9 MART 2012’DE SİNEMALARDA

KONU
15 yaşındaki Camille, Sullivan’ı tüm kalbiyle, ruhuyla, varlığıyla sever. Sullivan Camille’i daha mantıklı sever. Sullivan’ın kendi rüyaları vardır. Camille’in rüyalarını Sullivan süsler. Sullivan okulu terk eder, büyükbabasından kalan tek mirası satar ve dünyayı keşfe çıkar. Camille perişan olur ve yıllarca toparlanamaz. Zamanla büyüyecekler, kendi yollarını çizecekler, sonra tekrar karşılaşacaklar ve hayat devam edecek belki ama o ilk aşkın etkisi çoktan her ikisinin de hem kişiliğini hem geleceğini belirlemiştir bile. “Elveda İlk Aşk – Goodbye First Love” yazısını okumaya devam et

Saftirik Greg’in Günlüğü: Rodrick Kuralları – Diary Of a Wimpy Kid: Rodrick Rules

“Saftirik Greg’in Günlüğü 06 Ocak 2012 de Sinemalarda

“SAFTİRİK GREG’İN GÜNLÜĞÜ: RODRİCK KURALLARI (DIARY OF A WIMPY KID: RODRICK RULES)” Jeff Kinney’nin The New York Times en çok satan kitaplar listesinde 74 hafta boyunca kalmayı başaran, tüm dünyada büyük beğeniyle okunan, Greg isimli bir ortaokul öğrencisinin eğlenceli maceralarını Greg’in dilinden ve illüstrasyonlarla anlatan DIARY OF A WIMPY KID/SAFTİRİK serisinden sinemaya uyarlanan SAFTİRİK GREG’İN GÜNLÜĞÜ’nün ilk filmi izleyici tarafından büyük ilgi görmüştü. İkinci filmde de Greg’in hayatı yine
illüstrasyonlarla birleştirerek, bu sefer daha da eğlenceli bir hikayeyle hem çocukların hem de büyük yaştaki izleyicilerin beğenisine sunuluyor.

Serinin bu filminde, uzun bir yaz tatilinden sonra okula dönen Greg Heffley hem tatil sonrası dertlerle hem de kendisine her daim bela yaratan büyük kardeşi Rodrick ile uğraşmak zorundadır. Ebevyenleri de ne yapıp edip onların haşarılıktan uzak, uslu durmalarını sağlamaya kararlıdırlar. Greg her biri birbirinden garip ve komik arkadaşları Rowley, Fregley, Chirag, Patty, Manny ve Holly ile yine türlü maceralar içine dalacaktır. “Saftirik Greg’in Günlüğü: Rodrick Kuralları – Diary Of a Wimpy Kid: Rodrick Rules” yazısını okumaya devam et

Allah’ın Sadık Kulu: Barla

Allah’ın Sadık Kulu: Barla

BEDİÜZZAMAN’IN HAYATI ‘MOTİON CAPTURE’ İLE  BEYAZPERDEDE

Yapımcılığını Fatih Gök’ün,Yönetmenligini Esin Orhan’in yaptıgı Allah’ın Sadık Kulu: Barla animation sinema filmi SER Film yapımı olarak 4 Kasım’da Türkiye sinemalarına Aralık’ta da Dünya sinemalarında seyircisi ile buluşacak.

Said Nursi’nin çileli hayatının en zorlu dönemlerinden biri olan BARLA (1927 – 34) hayatına bakan kısmı ele alınmaktadır.

Burada “Barla Fedakârlarının” devrin sert esen rüzgârlarına karşı onurlu duruşları animasyon diliyle anlatılıyor…Özellikle de,o günlerin hanım kahramanlarının da, bu harekete katkıları yaşanmış hadiselerden hareketle anlatılıyor…

Risale-i Nurların, halk vicdanında karşılık bulması… İnancın ve azmin yokluklar içinde bile nasıl destansı aksiyonlar ortaya koyabilmesinin hikayesidir…

”Allah’ın Sadık Kulu”nun etrafında halelenen,kısa zamanda devrinin birer alimi, birer ufuk insanı haline gelenlerin görsel bir sunumudur. “Allah’ın Sadık Kulu: Barla” yazısını okumaya devam et

Şeytanın İkizi – The Devil’s Double

ŞEYTANIN İKİZİ
DEVIL’S DOUBLE

SİNOPSİS
Liongsgate’in para, iktidar ve heybetli bir çöküş konulu, nefes kesen ve inanılmaz bir öyküye dayanan Şeytanın İkizi filmi, 1987 Bağdat’ının kanunsuz, taşkın ve şiddet dolu dünyasında tehlike dolu bir macera sunuyor. Cepheden Saddam Hüseyin’in sarayına çağrılan Iraklı teğmen Latif Yahya (Dominic Cooper), Saddam Hüseyin’in ehlikeyif, sadist, seks, şiddet ve eğlence düşkünü, “Kara Prens” unvanıyla adı kötüye çıkan oğlu Uday Hüseyin’in (yine Dominic Cooper) ‘fiday’ı, yani dublörü olması emredilince, kendini ‘kraliyet ailesinin’ üst kademelerinde buluverir. Kendisinin ve ailesinin hayatının bahis konusu olması üzerine, Latif Uday Hüseyin gibi yürümeyi, konuşmayı ve davranmayı öğrendikçe, önceki kişiliğinden ödün vermek zorundadır. Ama dünyada hiçbir şey Latif’i Kara Prens’in psikopat, uyuşturucu pençesindeki, hızlı arabalar, düşkün kadınlar ve şiddet dolu hayatının dehşetine hazırlayamazdı. Tek bir yanlış hamlesi bile hayatına mal olacak Latif, Uday Hüseyin’in kendi sırları içinde debelenip duran, şuh metresi Serap’la (Ludivine Sagnier) sahte bir iyi ilişki kurar. Ne var ki, Irak-Kuveyt savaşı patlak verip, Uday’ın yozlaşmış kabadayılık rejimi hepsini mahvetmekle tehdit edince, Latif şeytanın bataklığından kaçmanın ancak olası en büyük bedeli ödemekle mümkün olduğunu anlar.
Dominic Cooper’ın (Aşk Dersi, Mamma Mia), Latif Yahya ve Uday Hüseyin’in ikisini birden canlandırdığı etkileyici oyunculuğunu barındıran Şeytanın İkizi, Latif Yahya’nın kendi yaşamını anlattığı, bir adamın ahlaksızlık ve şiddet yuvasında verdiği cüretkâr var olma savaşına değinen romanına dayanan, hareketli, etkileyici bir uyarlama. Filmin yönetmenliğini Lee Tamahori (Başka Gün Öl, XXX 2), senaristliğini de Michael Thomas (Backbeat, Skandal) üstlendi. “Şeytanın İkizi – The Devil’s Double” yazısını okumaya devam et