AMRUM

AMRUM

1945 yazında, savaşın son günlerinde, Kuzey Almanya’daki Amrum Adası’nda yaşayan 12 yaşındaki Nanning, babasının yokluğunda ailesinin sorumluluğunu üstlenir. Savaşın izleri adada hala hissedilirken, gelen bir haber hem Nanning’i ve ailesini, hem de adadaki herkesin hayatını etkileyecektir.

Özet: II. Dünya Savaşı sona ererken, on iki yaşındaki Nanning, Amrum adasında ailesine yardım etmekle meşguldür. Hamburg’daki evlerinin bombalanmasıyla Nanning ve ailesi, Kuzey Denizi adasına kaçmak zorunda kalmış, üst düzey bir Nazi olan babası ise savaş esiri olmuştur. Adolf Hitler’in intiharı, Nanning’in kendisi de inançlı bir Nasyonal Sosyalist olan annesi Hille’yi derin bir depresyona sürükler. Nanning artık her zamankinden daha fazla yalnızdır ve aynı zamanda münzevi annesine bakmakla da yükümlüdür. Ancak savaştan sonra neredeyse her şey kıtlaşır ve Amrum’un diğer sakinleriyle pazarlık yapmanın bir yolunu bulmak zorundadır. Ancak, Nanning’in ailesinin inançlarının farkındadırlar ve bu inançlar artık istemeden de olsa Nanning’de de iz bırakmaktadır.

“AMRUM” yazısını okumaya devam et

Ren Altını – Rheingold

Ren Altını – Rheingold

Fatih Akın, ünlü Kürt-Alman gangsta rapçi Giwar Hajabi, nam-ı diğer Xatar’ın hayat hikâyesini anlatan son filmi Ren Altını için “Yaptığım en zorlu film.” diyor. Alman aktör ve müzisyen Emilio Sakraya, 1980’lerin sonunda ailesiyle birlikte Irak’tan Almanya’ya göç eden Xatar’ı canlandırıyor. Film, Xatar’ın otobiyografik romanı Alles oder Nix’e (Ya Hep Ya Hiç) dayanıyor.

Konu:

Ünlü Kürt – Alman gangsta rapçi Giwar Hajabi, nam-ı diğer Xatar’ın gettolardan müzik listelerinin zirvesine uzanan yolu dramatik olduğu kadar şaşırtıcı da. Irak’taki cehennem gibi bir hapishaneden çıkan Giwar’ın Almanya’da küçük bir suçludan büyük bir uyuşturucu satıcısı düzeyine yükselişi pek hızlı olur. Ta ki bir sevkiyat kaybolana kadar. Uyuşturucu çetesine borçlarını temizlemek için devasa bir altın soygunu planlar. Tam da her şey ters giderken müzik tutkusu sayesinde Giwar’ın önünde başka bir kapı açılacaktır.

“Ren Altını – Rheingold” yazısını okumaya devam et

Altın Eldiven – The Golden Glove

ALTIN ELDİVEN / THE GOLDEN GLOVE

Fatih Akın, Altın Küre ödüllü “In The Fade”den sonra bir seri katil hikayesiyle geri dönüyor. Akın’ın, Heinz Strunk’un çok satan romanından esinlenerek yazıp yönettiği film, Fritz Honka’nın şoke edici hayatına odaklanıyor. Honka ilk bakışta zararsız ve acınacak bir tip gibi gözüken, fakat kaybedenlerin ve dışlanmışların müdavimi olduğu Altın Eldiven adlı barda seçtiği kurbanlarını çatı katındaki evine götürerek öldüren bir katildir. Cesetleri evin kilerinde saklayan Honka, bir süreliğine de olsa düzenli bir işe girip Altın Eldiven’den uzaklaşır. Fakat korkunç alışkanlıklarından kurtulması kolay değildir ve işlediği cinayetler, polisin tüm umursamazlığına rağmen artık saklayamayacağı hale gelir.

“Altın Eldiven – The Golden Glove” yazısını okumaya devam et

Paramparça – In the Fade

PARAMPARÇA / IN THE FADE

Fatih Akın’ın Altın Küre Ödülü kazanan, Oscar yarışındaki yeni filmi PARAMPARÇA / IN THE FADE, eşi Nuri (Numan Acar) ve 6 yaşında oğlunu bir patlamada kaybeden Katja’nın (Diane Kruger) hikayesini anlatıyor. Tüm hayatı alt üst olan Katja’nın tek isteği, bu terör saldırısını kimlerin neden yaptığını öğrenmektir. Saldırının ırkçı motifleri en başta göz ardı edilse de, ortaya çıkan deliller Neo-Nazi bağlantılarına işaret eder. Fakat mahkeme delilleri yetersiz bulup zanlılara ceza vermeyince Katja’nın yası, öfke ve intikam duygusuna dönüşmeye başlar. Hayatına dair her şeyi yaşadığı kayıpla birlikte arkasında bırakan Katja, kendi adaletini sağlamak adına yollara düşer. Yılın merakla beklenen filmlerinden Paramparça, Fatih Akın’ın güçlü sineması ve Diane Kruger’in Cannes’da En İyi Kadın Oyuncu ödülü kazanan olağanüstü performansıyla etkisi uzun süre unutulmayacak bir film. “Paramparça – In the Fade” yazısını okumaya devam et

Elveda Berlin – Goodbye Berlin

ELVEDA BERLİN 30 EYLÜL’DE SİNEMALARDA

Fatih Akın’ın merakla beklenen yeni filmi ELVEDA BERLİN’in (Goodbye Berlin) Wolfgang Herrndorf’un 30 dile çevrilmiş çok satan romanından uyarlanan film 30 Eylül’de vizyona giriyor.

Özet: Fatih Akın’ın çağdaş bir Huckleberry Finn hikayesi olarak nitelenen yeni filmi, zengin ve kopuk bir ailede büyüyen 14 yaşındaki Maik ile sınıfa yeni gelen göçmen Tschick’in sıra dışı dostluğunu anlatıyor. Annesi rehabilitasyon merkezine yatırılmış ve babası da iş gezisinde olan Maik yaz tatilini tek başına geçirecektir. Ancak Tschick kapısında çalıntı bir arabayla belirince plansız programsız bir yolculuğa çıkarlar. Maik için hem kendini hem de hayatı keşfedeceği bir macera olacaktır bu. “Elveda Berlin – Goodbye Berlin” yazısını okumaya devam et