Cenazemize Hoş Geldiniz

Özet: Cenazemize Hoş Geldiniz, nişan günlerinde kendilerini akla gelmeyecek olayların içinde bulan bir çiftin hikayesini konu ediyor. İrem ve Ozan 4 yıldır birlikte olan bir çiftir. Artık evlenmeye karar veren İrem ve Ozan, ilk adım için hazırlıklara başlarlar. Nişan sabahı gelip çattığında çift, birlikte yaşadıkları evlerinde uyanır. İrem, nişandan dolayı oldukça gergindir çünkü aileleri ilk kez nişanda bir araya gelecektir ve İrem’in ailesinin her bir üyesi sorun çıkarmaya müsaittir. Buna karşılık Ozan’ın ailesi iyi eğitim almış aristokrat bir ailedir. Nişan günü İrem’in annesi Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nden çıkacaktır ve nişana katılacaklar arasında dolandırıcı teyzesi, Hollanda’dan gelen çılgın halası, şarkıcılık hasreti çeken teyzesi ve ölmüş kocasını sayıklayan büyük halası da vardır. Ancak olaylar hiç beklenmedik bir yerden patlak verir. İrem’in büyük babaannesi Atike nişan günü vefat eder. Atike’nin cenazesi belediyenin hizmetiyle buzdolabına konularak eve getirildiğindeyse olaylar karmaşık bir hal alır. Çok geçmeden ailenin sırları ortaya dökülmeye başlar.

“Cenazemize Hoş Geldiniz” yazısını okumaya devam et

Allah Yazdıysa Bozsun

Allah Yazdıysa Bozsun

Konu: Hepimiz gibi sıradan bir hayat yaşarken, aşkı ıskalıyor Irmak. İlk ve tek aşkı çocukluktan kalan mektup arkadaşı. Birbirlerini hiç görmemişler ama çok iyi anlamışlar. Anlaşılmak da beraberinde sevgiyi getirmiş. Fakat zaman içinde mektuplaşmayı bırakıp birbirlerini kaybetmişler. Günler geçiyor, Irmak 30’lu yaşlarına geliyor. En yakın arkadaşı Eliz’ in nişanladığı gece akıllarına bir hurafe geliyor. Neymiş? Yastığının altına evin anahtarını koyarsan, rüyanda evleneceğin adamı görürmüşsün. Tabii durmuyor deniyor bunu Irmak ve arkadaşları. Irmak koyuyor yastığının altına anahtarları, fakat o da ne? En yakın arkadaşı Eliz’ in nişanlısı giriyor rüyasına. Olacak şey mi bu diyor ama yine de etkileniyor rüyasından. Nerde görse köşe bucak kaçıyor Eliz’ in nişanlısı Burak’tan. O ne kadar kaçsa da kader bu, her zaman seçmekten kaçtığı yollarsa yakalıyor Irmak’ı.

“Allah Yazdıysa Bozsun” yazısını okumaya devam et

Hedefim Sensin

Hedefim Sensin”

Hikaye: Ata Demirer ve Demet Akbağ’dan yine çok güldürecek bir Kuzey Ege komedisi!
İstanbul’da başlayıp Gökçeada’da devam eden hikâyede, Ata Demirer bu sefer Zekeriya adında bir çiğ köfteciyi oynuyor.
Zekeriya Taştan, hayatını İstanbul sokaklarında çiğ köfte satarak kazanmaktadır. ‘Bülbülün çilesi dilindendir’ misali, Zekeriya da bir gün yanlış yerde, yanlış zamanda öter. Böylece İstanbul’u terk etmek zorunda kalır. İlk defa ayak bastığı Gökçeada’da sadece Zekeriya’nın hayatı değişmekle kalmaz, Hafize’nin (Demet Akbağ) , Leyla’nın (Gonca Vuslateri) ve Yarım Hasan’ın (İlker Aksum) da hayatı da tamamıyla değişir; yani artık kaderin hedefinde kahramanlarımız vardır.
Senaryosunu Ata Demirer’in yazdığı, yönetmenliğini Kıvanç Baruönü’nün üstlendiği filmin başrollerini Ata Demirer, Demet Akbağ, Gonca Vuslateri, İlker Aksum, Tarık Ünlüoğlu, Erkan Can paylaşıyor. Zekeriya’nın bu tatlı macerasında Gökçeada’nın kıyılarında bol kahkaha, aşk ve müzik izleyiciyi bekliyor. “Hedefim Sensin” yazısını okumaya devam et

Düğüm Salonu

“Düğüm Salonu”

BKM’nin yeni komedi filmi “Düğüm Salonu”nda iki ayrı düğünde her şey ikişer ikişer kahkahaya eşlik ediyor!

Yan yana iki ayrı düğünde, “onlar ermiş muradına biz çıkalım kerevetine” derken, olaylar düğüm düğüm gelişiyor!

Çok Güzel Hareketler Bunlar, projesindeki başarılı skeçleri ve tiplemelerinin ardından sinema kariyerine de ses getiren filmlerle devam eden Şahin Irmak, ilk sinema filmi senaryosunda aynı zamanda filmin başrollerinden de birini üstlendi!

Damatlardan birinin Şahin Irmak (Serkan), diğerinin Emre Karayel (Tarık) tarafından canlandırıldığı filmde, birbirinden tamamen farklı tarzları ile iki gelini de Gonca Vuslateri (Buse) ve İrem Sak (Hülya) canlandırıyor. “Düğüm Salonu” yazısını okumaya devam et

Bizans Oyunları: Geym of Bizans

BİZANS OYUNLARI: GAME OF BİZANS

Hikâye: Güney Amerika’nın sıcağından ve Rio Karnavalı’nın gürültüsünden kendilerine gına gelen Mayalar, tası tarağı toplayıp taşının toprağının altın olduğunu duydukları Anadolu’ya göç edip Bağcılar civarına yerleşirler. Yeni yerleştikleri bu bereketli topraklarda Türk boyları ile kaynaşarak Güney Amerika’nın tekniğini Anadolu’nun kültürüyle birleştiren Mayalar, zamanla bilimde, sanatta, teknolojide ve Sudoku’da gösterdikleri üstün başarı ile komşuları olan Bizans’ın dikkatini ve nefretini üzerlerine çekmekten kurtulamazlar. “Bizans Oyunları: Geym of Bizans” yazısını okumaya devam et