Üç Yol

‘Üç Yol’  25 Ekim’de izleyiciyi büyüleyici bir yolculuğa çıkaracak…
“Kayıp bir rüyanın izinden nereye kadar gidebilirsin?”

Balkon Film yapımcılığında, yönetmenliğini Faysal Soysal’ın üstlendiği başrollerinde Kristina Krepela, Nik Xhelilaj, Turgay Aydın, Alma Terzic, Faketa Salihbegovic, Rıza Akın’ın yer aldığı ‘ Üç Yol ’ 25 Ekim’de vizyona giriyor. Filmin Türkiye prömiyeri, 4-11 Ekim’de yapılacak 50. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde yönetmen ve oyuncuların katılacağı özel bir gösterimle gerçekleşti.
‘Üç Yol’ filminin çekimleri Malabadi, Batman, Hasankeyf ve Midyat’ta başlayıp Saraybosna, Visokov, Mostar ve Poçitel’de tamamlandı. Oyuncular Türkiye, Bosna, Hırvatistan ve Arnavutluk’tan seçildi. Filmin müzikleri İran’ın önemli müzisyenlerinden Kayhan Kalhor’un eserlerinden seçildi. Ülkemizde de çok sevilen Rus müzisyen Evgeny Grinko ‘Serenade’ isimli çalışmasını, filmin fragman müziği için yeniden düzenledi. Uluslararası bir ekibin çalışması sonucu ortaya çıkan ‘Üç Yol’un hikayesi, Evliya Çelebi’nin ‘Seyahatname’ adlı eserinde de iki kardeş köprü sayılan, Batman’daki Malabadi Köprüsü’yle acılara tanıklık etmiş  Mostar Köprüsü’nü birleştiriyor.
‘Üç Yol’ ayrıca Bosna’da yaşanan katliam sonrasında kayıpları ve toplu mezarları konu edinen ilk Türk filmi özelliğini taşıması ile dikkatleri çekiyor. Daha önce  yerli ve yabancı festivallerde kısa filmleri ile övgüler alan,ödüllü yönetmen Faysal Soysal,ilk uzun metraj projesi olan ‘Üç Yol’da Bosna savaşında ve sonrasında yaşanan dramlara ayna tutuyor. Çocukluğunda yaşadığı acı olayın izlerini kalbinden atamayan ve bu yüzden sürekli kendisi ile hesaplaşma halinde olan  Hasankeyfli şair Bünyamin ile ailesini ve yakınlarını kaybetmenin acılarıyla yüzleşmeye çalışan Boşnak – Sırp psikolog  Zrinka’nın yolları Mostar Köprüsü’nde kesişir. Saraybosna’dan İstanbul’a ve ardından Hasankeyf’e uzanan  yolculukta,karşımıza zaman zaman ruhsal bunalımlar, kadın intiharları,iki ülke mirasının kaybedilen manevi ve tarihi zenginliği ve tabi umut ve aşk tasvirleri çıkacak.Bünyamin, Zrinka ve Yusuf kendi iç yolculuklarında hem gerçeği hem de  ölümsüz aşkı bulacak. Yönetmen Faysal Soysal, filmin kalbinde yer alan Yusuf, Bünyamin ve Züleyha’nın hikayesini, Bosna’da yaşanan insanlık  dramlarının çerçevesinde  yeniden yorumlarken, Türk Sineması adına yeni bir dil arayışını da sürdürüyor.

Filmin özeti:
‘Onun dışındaki her şey bir başkasıdır.’
Babasının ve sevdiği kız Zeliha’nın Yusuf’a  olan ilgilerinden dolayı Bünyamin’in çocukluğu  hep kıskançlık duygularıyla geçmiştir. Hep birlikte oyun oynarken, Bünyamin Zeliha’nın  Malabadi  Köprüsü’nden  düşüp boğulmasına  sebep olur. Vicdan azabı yıllarca  Bünyamin’in peşini bırakmaz. Ağabeyi ile hiçbir şekilde yüzleşemeyen Bünyamin çareyi uzak yerlere kaçmakta ve başkalarına iyilik yapmakta arar. Uzun süredir Bosna’da toplu mezarlardan kayıpların  cesetlerini çıkarmakla meşguldür. Kayıplar Komisyonu’nda  çalıştığı süreçte kendine ve  her şeye yabancılaşır.Rüyalarında kendisini ağabeyi olarak görmeye başlar. Rüyalarında Yusuf olup yüzü peçeli mavi elbiseli bir kadının  peşinde  kuyusunu aramaktadır.

Bünyamin, Türkiye’ye dönmesine günler kala, Mostar Köprüsü’nden kendini atmaya çalışan Zrinka ile tanışır. Zrinka  savaş sonrası  travmalar  ve intihar  eğilimleri  üzerine çalışan, yarı Sırp yarı Boşnak bir psikologtur. Ailesini ve en yakın  arkadaşlarını savaşta  kaybetmiştir. Bünyamin’in  gizemli  ve günahkar şair dünyası ilgisini çeker. Zrinka aşık olur. Bünyamin  gördüğü  karmaşık rüyalar  ve toplu mezarlar sonucu hastalanır. Zrinka ona psikolojik destek vermeye çalışır. Bünyamin iyileştiğinde  Zrinka’nın  aşkını hak etmek ve  Yusuf’la  ve babasıyla  yüzleşmek için  memleketi Hasankeyf’e döner. Zrinka, uzun süre Bünyamin’den haber alamaz. Bir gün rüyasında  Bünyamin’in  başına kötü bir şey geldiğini görür. Bünyamin’e yardım etmek ve aşkına  cevap bulmak için  Hasankeyf’e gider. Zrinka’yı orada  Bünyamin’in rüyalarındaki gibi kendisini hakiki aşka kavuşturacak başka süprizler beklemektedir.

Bir cevap yazın